AK SİTELER AK SİTELER
Diğer Resmi Ak Siteleri
Kadın Kolları

Kadın Kolları

Kadınlarımızla yarınlar daha aydınlık olacak.

WEB SİTESİNE GİT
Gençlik Kolları

Gençlik Kolları

AK Gençlik, kökü mazide, gözü istikbalde olan gençliktir.

WEB SİTESİNE GİT
AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

Görüşleriniz bizim için önemli.

WEB SİTESİNE GİT
AK İcraatlar

AK İcraatlar

Birlikte başardık!

WEB SİTESİNE GİT
Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar toplumun kutup yıldızıdır.

WEB SİTESİNE GİT
Engelli Koordinasyon Merkezi

Engelli Koordinasyon Merkezi

Yeter ki gönüller engelli olmasın. İnşallah her engel aşılır.

WEB SİTESİNE GİT
TBMM Grup Başkanlığı

TBMM Grup Başkanlığı

WEB SİTESİNE GİT
AK Kütüphane

AK Kütüphane

AK Kütüphane

WEB SİTESİNE GİT
Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

WEB SİTESİNE GİT
Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

WEB SİTESİNE GİT
22-06-2020 17:32:24

AK Parti Balıkesir tek vücut, gündemi değerlendirdi

AK Parti Balıkesir teşkilatı İl Başkanı, Milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı, Kadın ve Gençlik Kollarıyla ülke ve Balıkesir gündemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Avlu Sergi Salonunda düzenlenen toplantıda İl Başkanı Ekrem Başaran, Milletvekilleri Adil Çelik, Belgin Uygur, Yavuz Subaşı, Mustafa Canbey, Mutlu Aydemir, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Kadın Kolları Başkanı Meral Cengiz ve Gençlik Kolları Başkanı Zahid Bayram hazır bulundu.

Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Ekrem Başaran şunları söyledi:

“Kıymetli misafirler,

Değerli Milletvekillerimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız, Kadın Kollarımızın ve Gençlik kollarımızın kıymetli başkanları, basınımızın güzide temsilcileri hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Uzun zamandır pandemi süreci vesilesiyle bir araya gelemedik. Bugün burada uzun zamandır yapmak istediğimiz bir değerlendirme toplantısı yapmak için bir aradayız.

Malumunuz 2020 yılı ülkemiz için çok vahim ve kritik olaylarla başladı. Ancak ülkelerin büyüklüğü karşılaştıkları problemlerle başa çıkma kapasiteleriyle ölçülüyor ve bir kez daha gördük ki ülkemiz büyükler liginin bir üyesidir. Çünkü bizim mirasımız büyük. Çünkü bizim milletimiz büyük. Çünkü bizim yönetme kapasitemiz büyük. Çünkü bu ülkenin başında AK Parti ve bu ülkeyi büyük yapmak için çalışan bir lideri var.

2020 yılı adeta bu milletin imtihan yılı olarak başladı. Önce Elazığ depremi,  Van’da çığ felaketi, sonra İdlip’ten gelen haberler yüreğimizi dağladı ve son olarak da tüm Dünyayı kasıp kavuran Covid-19 salgını bizi diken üstünde tuttu.

Değerli misafirler,

Malumunuz, merkez üssü Elazığ olan ve çevre illeri de etkileyen depremde 41 vatandaşımız hayatını kaybetti, 1607 vatandaşımız ise yaralandı. Deprem yaşandığı andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanımız olaya ilk andan itibaren müdahale etti. Sağlık Bakanımızın Fahrettin Koca, İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Elazığ’a gitti. Duruma yerinde müdahale ettiler. Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığı tarafından Elazığ'a 142 milyon lira, Malatya'ya 65,5 milyon lira toplamda 207,5 milyon lira ödenek gönderildi.

İnsani Yardım Kampanyası düzenlenmesine dair Cumhurbaşkanlığı tarafından görevlendirilen AFAD Başkanlığınca toplam 111 milyon 796 bin 221 lira, Kızılay tarafından 49 milyon 456 bin 740 lira nakdi yardım toplandı. Bu yardımların tamamı depremden zarar gören illerimizde kullanıldı. Elazığ ve Malatya'da AFAD tarafından kiracı ve ev sahibi yardımı olarak 18 bin 153 kişiye 83 milyon 714 bin 500 lira, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları tarafından ise 14 milyon 841 bin 937 lira olmak üzere toplam 98 milyon 556 bin 437 lira nakdi yardım oradaki hak sahiplerine ulaştırıldı.

Şunu özellikle ifade etmek isterim: Biz hakkında surenin de bulunduğu bu deprem olayları konusunda teslimiyetin en güzelini hep verdik, veriyoruz. Hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine iman ettik, yaşadığımız felaketlere de bu pencereden bakıyoruz.  Lakin bu bakışımız bizim tedbir almamıza engel değil. Biz devlet olarak, millet olarak elimizden geleni sonuna kadar  yapacağız, tedbirlerimizi alacağız. Başımıza böyle bir olay geldiğinde de gereği neyse, sorumluğumuz neyse bunu da yerine getirecek kimseyi de aç ve açıkta bırakmayacağız.

Bu acı tazeyken Van’dan gelen çığ haberiyle sarsıldık. Üst üste gelen çığlarla toplam 41 vatandaşımızı yaşanan felakette kaybettik. Devletimiz bu olaya da anında, tereddüt etmeden, beklemeden müdahale etti. Bunu da istismar ettiler. Biliyorsunuz bu felaketin sorumlusu olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın danışmanını gösterdiler. Yalanlarıyla insanları zehirlediler. Ama hakikat bir kapı gibi yüzlerine çarpınca, özür dilemek şöyle dursun kızarmayan yüzleriyle başka konularda, başka yalanlar söylemeye devam ettiler.

Yalanlarına, çirkin siyasetlerine Elazığ depreminde olduğu gibi Van’daki çığ felaketinde de utanmadan devam ettiler. 

Üst üste gelen bu acı haberlere bir de İdlip’ten gelen şehit haberleri eklendi. İdlip’te vekalet savaşları sürerken aldığımız şehit haberleriyle bu ülkenin yüreğine kor bir ateş düştü. 36 askerimizi kaybettiğimiz saldırılara misliyle karşılık verildi ve şehitlerimizin kanı yerde kalmadı. Suriye’de, İdlib başta olmak üzere bizim kontrolümüzde olan veya olmayan her yerdeki mazlumlara yardım ulaştırılmasına destek vermeyi boynumuzun borcu olarak görüyoruz. Bu anlayış bize tarihin verdiği bir görev. Bunu anlamayanlar bizim Suriye’de ne işimiz olduğunu da bilmeyenlerdir. Şehit haberleri gelince bunu yalan siyasetlerinin malzemesi yapanlar çıktı. Ülkemizi, askerlerimizi küçük göstermek için muhalefet, şehit sayılarının çarpıtıldığını bile söyleyebildiler. Sahi noldu o şehit sayılarına? 100’ler 200’ler telaffuz edildi. O kadar şehit gelse sanki üzülmeyeceklermiş gibi. Soruyorum buradan iddialarınızın hala arkasında mısınız?

Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan’ın tamamen insani duyarlılıklara dayalı sürdürdüğü Suriye meselenin çözümü için herkesi, siyasi saiklerle değil, vicdanıyla hareket etmeye davet ediyoruz.  O gün iklim şartlarının zorlaşmasıyla iyice sıkıntıya düşen milyonlarca insanı yüzüstü bırakmadık, bırakmayacağız. Ülkemizden Suriye’ye yönelik insani yardımlar için yeni kapılar açılmasının gayreti içindeyiz. Bu yöndeki çabalarımızı istediğimiz neticeyi alana kadar sürdüreceğiz. Suriye meselesi insanlığın zalimle mazlum arasında safını seçmesini gerektiren bir safhadadır. Biz inancımızın ve tarihimizin bize gösterdiği yerde durmaya devam edeceğiz.

İdlip’teki şehitlerimizin acısını yüreğimizde hissettik. Tıpkı bu ülkenin dört bir yanından gelen şehit haberleri gibi.

Tüm bu yaşananlar 2 ay gibi kısa bir süre içinde ülkemizin başına geldi. Her biri ayrı bir yönetim krizine yol açacak gelişmeleri, Cumhurbaşkanımızın hızlı ve kesin kararlarıyla kısa sürede etkin bir şekilde üstesinden geldik.

Bunlar olurken bir yandan da Çin’de başlayan salgın sürecini takip ediyorduk.

Bakın şunu net olarak söyleyebilirim: bugüne kadar ülkemizin ve hükümetimizin salgın yönetimi tüm dünyaya ders olmuştur.  Avrupa ve ABD salgında havlu atmışken biz en az kayıpla ve etkin bir şekilde mücadele ederek bu süreci başarıyla yürütüyoruz.

Daha ilk anda Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Sağlık Bakanlığımız tüm salgın sürecini takip etti. Dünyada kimse bu salgını ciddiye almazken biz, derhal bir Bilim Kurulu oluşturarak gelişmeleri ve alınacak önlemleri planlamaya başladık. İlaç ve tıbbi malzeme stoklamaya başladık.

Yerel Yönetimlerimize salgının başlamasıyla birlikte bu konuda dikkat edilecek hususlara dair gereken bilgilendirmeler yapıldı. Kamu hizmet binaları, toplu taşım, toplu ulaşım araçları, pazar yerleri, çöp toplama alanları gibi yerlerin temizliğini ve dezenfeksiyonu gibi tüm hususlar planlandı.

Maske, eldiven, kolonya, tulum gibi temizlik ve korunma malzemelerinin temini ve dağıtımını mümkün olduğu kadar yaygın şekilde sürdürüldü.  Bugüne kadar Balıkesir’de 500 bin maske dağıtıldı. 35 bin çift eldiven, 120 bin litre yüzey, 7 bin litre el dezenfektanı dağıtıldı. Bu malzemelerin vatandaşlarımıza ulaşmasında VEFA destek gruplarının ve teşkilatımızın büyük bir emeği olduğunu söylemek istiyorum. Teşkilatımla gurur duyuyorum. Gerçekten gece gündüz demeden ihtiyaç sahiplerinin kapısına kadar tüm ihtiyaç malzemelerini hatta maaşlarını bile götürüp yerine teslim etti.

Koronavirüs salgını tüm dünyada adeta bir gelişmişlik ve insanlık turnosolu oldu. Bir çok ülke, kendi vatandaşlarını tedavi etmekte acziyet içine düştü. Ülkemizde ise sadece bu süreç için iki büyük hastane 45 gün içerisinde tamamlanarak, pandemi hastanesi olarak hizmete alındı. Şehir hastanelerimizin kapasitesi hepimize güven verdi. Unutulmamalı ki bugün normalleşme sürecine girdiysek, hepimiz dışarıda serbestçe dolaşıyorsak şehir hastanelerinin bize verdiği güven sayesindedir.  Ama bu ülkede hastane yapılmasını eleştiren bir muhalefet olduğu için şehir hastanelerinin stratejik önemini anlatmak için ekstra zaman harcandık. Artık gelinen noktada sağlık altyapısının güçlü olmasının nasıl bir fark yarattığını herkesin, özellikle muhalefetin anladığını umuyorum. 

Değerli Konuklar,

Türkiye’nin demokrasi ve ekonomi yolunda kat ettiği mesafenin en somut sonuçlarını koronavirüs salgını döneminde hep birlikte görme imkânı bulduk. Gelişmiş ülkelerin dahi çaresiz kaldığı salgın sürecini hem sağlık altyapımızla, hem gıda ve temizlik, tedarik zincirimizle, hem de kamu güvenliği bakımından örnek bir yönetimle göğüsledik. Bu tablo Türkiye’nin son 18 yılda sağlık yanında eğitimden adalete, güvenlikten sosyal desteklere, ulaşımdan tarıma, enerjiden sanayiye her alanda geldiği seviyenin işaretidir. Salgın sonrası yeniden şekillenecek küresel siyasi ve ekonomik düzende hedeflediğimiz yere ulaşmamızda bu altyapı hayati öneme sahiptir.

Önce Gezi olayları, 17-25 Aralık kumpasları, çukur eylemleri ve sınırlarımıza dayanan terör saldırıları, ardından FETÖ’cü hainlerin 15 Temmuz darbe girişimi ekonomimizin hızını bir miktar yavaşlattı. Ancak yılmadık, durmadık daha çok çalıştık, daha çok mücadele ettik, nitekim 2017’de yüzde 7,5’luk büyüme rakamına ulaştık.

Biz büyüdükçe, güçlendikçe Türkiye’ye yönelik saldırılar, Türkiye’nin önünü kesmek için yapılan girişimler de arttı. Ağustos 2018’de ekonomimiz döviz spekülasyonu üzerine kurulu bir saldırıya daha maruz kaldı. Yine sanayicisiyle, esnafıyla, çiftçisiyle, ihracatçısıyla çok çalıştık ve 2019 yılının son çeyreğinde yüzde 6’lık büyüme oranına ulaştık. 2020’nin ilk çeyreğinde Mart ayının önemli bir kısmını salgınla mücadeleyle geçirmemize rağmen yüzde 4,5’luk büyüme oranı elde ettik. Eğer Mart ayında salgının hiç etkisi olmasaydı 1 veya 1,5 puan daha yüksek büyüme oranı elde edebilirdik. 

Bu rakamlar bu ülkenin başarısıdır. Her bir ilin ayrı ayrı başarısıdır. Balıkesir’in başarısıdır. Balıkesirlilerin başarısıdır.

Balıkesir’in başarılı olduğu bir nokta daha var: milletvekilleriyle, belediye başkanlarıyla, teşkilatıyla Balıkesir’in ortak hedefleri doğrultusunda hareket etme kabiliyeti.

Teşkilat olarak tek vücut olarak hareket etmenin, Ankara nezdinde nasıl olumlu sonuçlar ve geri dönüşler getirdiğini gördük. Etkili bir koordinasyon, sorunlara ciddiyetle yaklaşmanın, muhataplarla verimli bir iletişim ve işbirliğinin Balıkesir için açamayacağı kapı yok. Bu birliktelik Balıkesir’i olduğu noktadan daha ileriye taşıyacaktır. Bu yaklaşımla Balıkesir’in menfaatine olan konular Bakanlıklar nezdinde öncelikli hale gelmesi sağlandı. Balıkesir’in birçok noktasında beklemeye alınan projeler tekrar gündeme alındı, hızlı tren, istasyonun taşınması, yeni yol projeleri gibi Balıkesir’e yeni bir vizyon katacak projeler ise kabul gördü ve planlamalara dahil edildi. İnşallah önümüzdeki günlerde de bu konular hakkında somut adımları peyder pey göreceğiz.

Değerli misafirler,

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, Balıkesir’in ve ülkemizin geleceğinin bugünden daha iyi olacağını temenni ediyorum.”

İl Başkanının konuşmasının ardından soru ve cevap kısmına geçildi.

Close
SEN DE KATIL SEN DE KATIL

Gücümüze Güç Katın.